11 Şubat 2026 tarihinde Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2010/4)’de (“Tebliğ”) önemli değişiklikler yapılmasının ardından, Rekabet Kurumu (“Kurum”) birleşme ve devralma incelemelerine yön veren dört temel kılavuzu güncellemiştir.
Söz konusu güncellemeler, (1) Birleşme Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz özelinde ciro hesabı bakımından üç yıllık kuralın kapsamı, (2) Birleşme ve Devralmalarda İlgili Teşebbüs, Ciro ve Yan Sınırlamalar Hakkında Kılavuz bakımından teknoloji teşebbüsü ciro eşiği uygulaması, işlem tarafı ve ilgili teşebbüs tanımları ile (3) Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz ile (4) Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz’da ise ortak girişim işlemlerine yaklaşım bakımından uygulamayı netleştirmiştir.
Güncellenen kılavuzlar Kurum’un resmi internet sitesinde yayımlanmış olup bu yazıda söz konusu güncellemeler ele alınmaktadır.
1. Birleşme ve devralma sayılan haller ve kontrol kavramı hakkında kılavuz
İlgili kılavuz, birleşme ve devralma sayılan haller ile kontrol kavramına ilişkin genel ilkeleri ortaya koymaktadır. Kılavuzda yapılan değişiklikler ise Tebliğ’in 8. maddesinin 5. fıkrasında yer alan ve son üç yılda yapılan işlemlerin Kurum’a bildirimine yönelik kurala yöneliktir.
Bilindiği üzere, Tebliğ’in 8. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, aynı kişiler veya taraflar arasında ya da aynı ilgili ürün pazarında üç yıl içinde gerçekleştirilen işlemler, ciro hesaplaması bakımından tek bir işlem olarak değerlendirilmektedir.
Kılavuz, bu kuralın farklı taraf yapıları içeren işlemler bakımından uygulanmayacağı (örneğin ortak girişimde yer alan tarafların diğer işlemdeki taraflardan farklı olduğu durumlar) yönündeki yaklaşımı korumaktadır. Buna karşılık, kılavuza yapılan eklemeler ile aynı işlem taraflarınca aynı ilgili ürün pazarında üç yıl içerisinde gerçekleştirilen işlemlerin, bunlardan herhangi biri ortak girişim kurulmasına ilişkin olsa dahi bu kurala tabi olacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu yaklaşım, özellikle ardışık işlem yapılarının Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olup olmadığı yönündeki değerlendirmeler açısından önem taşımaktadır.
Özellikle işlem taraflarının yeni bir işlemi planlarken ve bildirim analizini gerçekleştirirken, aynı taraflar arasında veya aynı ilgili ürün pazarında son üç yıl içinde gerçekleştirilen işlemleri de göz önünde bulundurmaları gerektiğinin altı çizilmelidir. Zira, tek başına bildirim eşiklerinin altında kalan bir işlem, geçmişte gerçekleştirilen işlemlerle birlikte değerlendirildiğinde eşiklerin aşılmasına ve dolayısıyla bildirim yükümlülüğünün doğmasına yol açabilecektir.
2. Birleşme ve devralmalarda ilgili teşebbüs, ciro ve yan sınırlamalar hakkında kılavuz
İlgili kılavuzda yapılan güncellemeler, esas olarak ciro hesaplaması ve ilgili teşebbüs kavramının, 11 Şubat 2026 tarihli ve 33165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişikliklerle tadil edilen Tebliğ ile uyumlu hale getirilmesine yöneliktir.[1] Bu kapsamda, Tebliğ ile getirilen ciro eşiklerinin artırılması ve teknoloji teşebbüslerine ilişkin ciro hesaplama yönteminin değiştirilmesi doğrultusunda kılavuz da güncellenmiş olup yeni kuralların uygulanmasına açıklık getirilmiştir.
2.1. Teknoloji teşebbüserinde ciro hesabı – yeni yaklaşım
Kılavuz değişikliği ile, teknoloji teşebbüslerine özgü 250 milyon TL eşiğinin uygulanmasında dikkate alınacak ciro faaliyet bazlı olarak sınırlandırılmıştır. Buna göre, teknoloji teşebbüsü olarak değerlendirilen hedef bakımından ciro eşiği değerlendirmesinde yalnızca dijital platformlar, yazılım, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri gibi ilgili faaliyet alanlarından elde edilen cirolar dikkate alınacaktır.
İlgili değişiklik öncesinde kılavuzda bu yönde herhangi bir düzenleme bulunmamakta olup teknoloji teşebbüslerine yönelik kuralların uygulanması içtihat ile şekillenmekteydi. Tebliğ’de yapılan değişiklikler öncesindeki dönemde Kurul’un yaklaşımı, bir teşebbüsün “teknoloji teşebbüsü” olarak nitelendirilmesi halinde bildirim analizinde söz konusu teşebbüsün toplam cirosunun esas alınması yönündeydi. Kılavuzda yapılan değişiklikler ise teknoloji teşebbüsü rejiminin kapsamını daraltmakta olup bu durum, özellikle çok faaliyetli teşebbüsler bakımından bildirilebilirlik analizini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Bu itibarla, teknoloji alanında faaliyet göstermekle birlikte farklı sektörlerde de önemli ciroya sahip teşebbüslerin, bildirim yükümlülüklerini değerlendirirken yalnızca ilgili faaliyet alanlarından elde ettikleri ciroları esas almaları gerekmektedir. Bu değişiklik, teknoloji dışı faaliyetlerden elde edilen ciroların hesaplama dışında tutulması ile çok faaliyetli teknoloji teşebbüslerinin eşiği aşma ihtimalini azaltabilecektir.
2.2. İşlem tarafı tanımı – ekonomik bütünlük yaklaşımı
“İşlem tarafı” tanımı Tebliğ ile uyumlu hale getirilmiş ve ekonomik bütünlük vurgusu açıkça benimsenmiştir. Buna göre, birleşme ve devralmalarda işlem tarafları ilgili teşebbüslerin dahil olduğu ekonomik birimler üzerinden belirlenmektedir.
2.3. Ortak kontrol halinde ilgili teşebbüs kapsamı
Ortak kontrol senaryolarında ilgili teşebbüs tanımı netleştirilmiştir. Yeni kurulan ortak girişimlerde ana teşebbüsler ilgili teşebbüs olarak kabul edilmekte ve henüz cirosu bulunmayan ortak girişim ilgili teşebbüs olarak değerlendirilmemektedir. Diğer yandan, mevcut bir şirketin üzerinde ortak kontrol tesis edilmesi halinde hem devralan taraflar hem de hedef şirket ilgili teşebbüs sayıldığı netleştirilmiştir.
2.4. Ciro hesaplamalarına ilişkin teknik netleştirmeler
Yapılan değişiklikler ile:
- Dünya cirosunun hesaplanmasında Türkiye satışlarının da dikkate alınacağı açıkça ortaya konulmuştur.
- Ortak girişimlerde çifte hesaplamanın önlenmesine ilişkin prensipler korunmuştur.
- Tebliğ’in 8. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen, aynı kişiler veya taraflar arasında ya da aynı ilgili ürün pazarında üç yıl içinde gerçekleştirilen işlemler bakımından, üç yıllık sürenin başlangıcında bildirimin Kurum kayıtlarına giriş tarihinin esas alınacağı netleştirilmiştir.
3. Yatay birleşme ve devralmaların değerlendirilmesi hakkında kılavuz ve yatay olmayan birleşme ve devralmaların değerlendirilmesi hakkında kılavuz
Her iki kılavuz kapsamında yapılan değişiklikler aynı nitelikte olup esas itibarıyla Tebliğ’in 13. maddesinde eklenen[2] ve ortak girişim işlemlerinde ana teşebbüsler arasında ortaya çıkabilecek koordinasyon etkilerin nasıl değerlendirileceğini kapsamlı biçimde detaylandırmaktadır.
3.1. Ortak girişimlerde koordinasyon doğurucu etkiler
Ortak girişim işlemlerinde yoğunlaşma değerlendirmesine ek olarak, ortak girişimin ana teşebbüsler arasında koordinasyon etkilerine yol açıp açmadığı da incelenmektedir. Ortak girişimler, amacı veya etkisi itibarıyla ana teşebbüsler arasında rekabeti kısıtlayıcı bir iş birliğine yol açıyorsa 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, Kılavuzlara Kurul içtihadı ile paralel olarak koordinasyon etkilerinin analizine ilişkin detaylar dahil edilmiştir. Bu kapsamda, özellikle aşağıdaki durumlarda koordinasyon riski artmaktadır:
- Ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet gösterdiği pazarda kayda değer faaliyetlerinin bulunması,
- Ana teşebbüsler arasında işlem öncesinde yapısal veya sözleşmesel bağlantıların (azınlık hissedarlığı, uzun süreli tedarik/lisans ilişkileri vb.) mevcut olması,
- Ortak girişimin ana teşebbüsler için temel tedarikçi veya müşteri konumunda olması,
- Ana teşebbüslerin ortak girişimin faaliyet gösterdiği pazarla yakın ilişkili komşu pazarlarda önemli faaliyetlerinin bulunması.
Buna karşılık, ana teşebbüslerin ilgili pazardaki faaliyetlerini tamamen ortak girişime devretmeleri veya pazarda anlamlı bir varlıklarının bulunmaması halinde koordinasyon riski genellikle düşük kabul edilmektedir.
Eski düzenleme koordinasyon doğurucu etkileri yalnızca genel bir çerçevede ele almakta, ortak girişim kurulmasına özgü sistematik bir değerlendirme çerçevesi sunmamaktaydı. Güncelleme bu boşluğu kapatarak fiiliyatta uygulanan inceleme standartlarını kılavuz düzeyinde somutlaştırmaktadır. Bu yaklaşım, Kurul’un ortak girişim işlemlerinde mevcut içtihadının kılavuz düzeyinde kodifiye edilmesi niteliğinde olup işlem taraflarına bu yöndeki değerlendirme çerçevesine ilişkin daha somut bir yönlendirme sağlamaktadır.
Sonuç ve değerlendirme
Güncellenen kılavuzlar, bu yılın başında Tebliğ’de yapılan değişiklikler ile uyum sağlanması amacıyla önemli açıklamalar içermekle birlikte, özellikle teknoloji teşebbüslerine ilişkin ciro eşiği bakımından kritik bir değişiklik getirmekte ve ortak girişim işlemleri ile ciro hesaplamasına ilişkin bazı alanlarda uygulamayı netleştirmektedir.
Bununla birlikte, kılavuz güncellemeleri kapsamında teknoloji teşebbüsleri bakımından beklenen bazı önemli hususlara açıklık getirilmediği görülmektedir. Özellikle teknoloji teşebbüsü istisnasının uygulanmasında önem arz eden “Türkiye’de yerleşiklik” kriterinin kapsamı ve sınırlarına ilişkin daha detaylı yönlendirmelerin yer almaması dikkat çekmektedir. Bu çerçevede, söz konusu alanların Kurul uygulaması ve kararları ile – muhtemelen ileride yapılacak ilave düzenlemeler veya kılavuz güncellemeleri ile – zaman içinde şekillenmesi beklenebilecektir.
Öte yandan, kılavuzlarda yapılan güncellemeler, Kurul’un özellikle ortak girişim işlemlerine yaklaşımında daha kapsamlı bir inceleme standardı benimsediğini ortaya koymaktadır. Nitekim, ortak girişimlerde ortaya çıkabilecek koordinasyon etkilerine ilişkin çerçevenin detaylandırılması, aynı veya komşu pazarlarda faaliyet gösteren ana teşebbüsler bakımından daha yoğun bir rekabet hukuku incelemesine işaret etmektedir.
[1] 2026/2 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile yapılan değişikliklerle Tebliğ’de ciro eşikleri artırılmıştır ve teknoloji teşebbüsü istisnasının uygulanması için Türkiye’de yerleşik olma şartı getirilmiştir. İlgili değişikliklere yönelik yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
[2] Eklenen madde şu şekildedir: “Kurul üçüncü fıkrada bahsedilen değerlendirmeyi yaparken, özellikle iki ya da daha fazla işlem tarafının ortak girişimle aynı pazarda veya ortak girişimin faaliyet gösterdiği pazarın alt, üst veya yakından ilişkili komşu pazarında önemli bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı; ortak girişimin kurulmasının doğrudan bir sonucu olan koordinasyonun, söz konusu ürün veya hizmetlerin önemli bir kısmı bakımından ana teşebbüsler arasındaki rekabeti ortadan kaldırma olasılığının bulunup bulunmadığı hususlarını göz önünde bulundurur.”
Paylaş
İlgili kişiler
Detaylı bilgi için bizimle irtibata geçebilirsiniz.



Yasal Bilgilendirme
Bu içerik sadece bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş içermemektedir. İçerikteki konulara ilişkin bir sorunuz olması halinde lütfen bizi arayınız. Tüm hakları saklıdır.
İlginizi Çekebilir
24 Nisan 2026
Rekabet kurulu, on yedi ilaç şirketine çalışan ayartmama anlaşmaları ve rekabete hassas bilgilerin paylaşılması nedeniyle idari para cezası verdi
8 Nisan 2026 tarihinde Türk Rekabet Kurulu, ilaç sektöründeki rekabete aykırı uygulamalara ilişkin geniş kapsamlı ve çok taraflı bir…
20 Nisan 2026
Dijital telif ve çevrimiçi haber içerikleri hakkında kanun teklifi
Aralık 2025’te Türkiye Büyük Millet Meclisi (“TBMM”) Başkanlığı’na sunulan Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi’nin (“Dijital Telif Hakları…
13 Nisan 2026
Sağlık mevzuatındaki son gelişmeler – Sayı 2026/1
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun tarafından yayımlanan Klinik Araştırma Başvurularında Güven Uygulamaları Kılavuzu 14 Kasım 2025…
10 Nisan 2026
Lisanssız elektrik üretiminde saatlik mahsuplaşma dönemine geçildi
2 Nisan 2026 tarih ve 33212 sayılı Resmi Gazete’de, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) tarafından hazırlanan Elektrik Piyasasında…
9 Nisan 2026
Dava takibi ve uyuşmazlıkların çözümü alanında öne çıkanlar – Sayı 2026/1
2026 yılının ilk Paksoy Dava Bülteni’nde, güncel yargı kararları ile hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin gelişmelere ilişkin ele aldığımız…
3 Nisan 2026
Mücbir sebep ve aşırı ifa güçlüğü: Güncel sorunlar kapsamında değerlendirme
Jeopolitik gerginlikler sonucunda petrol piyasalarında yaşanan fiyat dalgalanmaları, başta enerji yoğun sektörler olmak üzere pek çok…

