7552 sayılı İklim Kanunu (“Kanun”) 2 Temmuz 2025 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Kanun Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecektir. Kanun’un amacı, Türkiye’nin 2053’e kadar net sıfır emisyon hedefi ve yeşil büyüme vizyonu doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadele etmektir. Kanun, Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artırmak ve ekonomiyi, şehirleri, tarımı ve gıdayı iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden korumak adına belirli faaliyetler ve araçlar düzenler.
Kanun kapsamında öngörülen temel unsurlar ve mekanizmalar aşağıdaki gibidir:
1. İklim Değişikliği ile Mücadele Faaliyetleri
Kanun, iklim değişikliği ile mücadele faaliyetlerini, sera gazı emisyonlarının azaltımı faaliyetleri ve iklim değişikliğine uyum faaliyetleri şeklinde genel olarak ikiye ayırmaktadır.
Sera gazı emisyonlarının azaltımı faaliyetleri
Kanun’a göre, sera gazı emisyonlarının azaltımı, Türkiye’nin Ulusal Katkı Beyanı (“UKB”), net sıfır emisyon hedefi ve İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından yayımlanan strateji ve eylem planları doğrultusunda gerçekleşecektir.
Bu doğrultuda, UKB’de belirtilen sektörlerde aktif olan kurum ve kuruluşlar, net sıfır emisyon hedefi ve döngüsel ekonomi yaklaşımı ile uyumlu olarak, sera gazı emisyonlarının azaltımı tedbirlerini uygulamakla yükümlüdür. Kanun’da belirtilen tedbirler arasında enerji, su ve hammadde verimliliğinin artırılması; kirliliğin kaynağında önlenmesi; yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması; karbon ayak izinin azaltılması; temiz veya düşük karbonlu yakıtların ve hammaddelerin teşvik edilmesi; elektrifikasyonun yaygınlaştırılması; temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması; sıfır atık sisteminin kurulması, uygulanması ve izlenmesi yer almaktadır.
İklim değişikliğine uyum faaliyetleri
Kanun, kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumlulukları dahilinde iklim değişikliğinden kaynaklı zararların en aza indirilmesine yönelik uyum tedbirlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ve ilgili kurumların görüşü alınarak ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenleneceğini öngörmektedir.
Kanun’da belirtilen tedbirler arasında su kaynaklarının korunması, ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, arazi tahribatının önlenmesi, çölleşme ve erozyonla mücadele için karbon yutak alanlarının sürdürülmesi, gıda güvenliği sağlanarak tarım sektörünün sürdürülebilirliğinin teşvik edilmesi ve iklim değişikliğine bağlı afetlere karşı dayanıklılığın güçlendirilmesi yer almaktadır.
Belirlenen faaliyetler doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların (i) planlama araçlarını ve (ii) ulusal, bölgesel ve yerel düzeylerde iklim değişikliği ile bağlantılı etkilenebilirlik ve risk analizlerini uyarlaması, hazırlaması ve uygulaması beklenmektedir.
2. Finansman Araçları
Kanun, (i) iklim değişikliğinden kaynaklanan kayıp ve zararları karşılamaya yönelik sigorta araçlarının oluşturulması, (ii) yeşil ve sürdürülebilir sermaye piyasası araçlarının geliştirilmesi ve (iii) sera gazı emisyonlarının azaltılması ile iklim değişikliğine uyum faaliyetlerine yönelik teşvik mekanizmalarının kurulması şeklinde birden fazla finansman aracı içermektedir.
3. ETS Sistemi ve Karbon Fiyatlandırma
Kanun’da, emisyon ticaret sisteminin (“ETS”) İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından kurulacağı öngörülmektedir. Kanun uyarınca ETS, sera gazı emisyonlarına bir üst sınır belirlenmesi ilkesine dayalı olarak çalışan ve tahsisatların alınıp satılması suretiyle sera gazı emisyonu azaltımını teşvik eden ulusal ve uluslararası piyasa temelli mekanizma olarak tanımlanmaktadır.
ETS piyasası, piyasa işletmecisi olarak Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi tarafından işletilecektir. Kanun uyarınca, piyasa işletmecisi emisyon ticaretini organize etmek ve tahsisatların ihracı, elde bulundurulması, transferi, iptali ve itfasını işlem kayıt sistemi üzerinden yönetmek ile yükümlüdür.
ETS kapsamına giren işletmelerin Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde sera gazı emisyon izni alması gerekecektir ve bu süre Karbon Piyasası Kurulu’nun kararıyla Başkanlık tarafından iki yıl daha uzatılabilecektir.
Kanun uyarınca tahsisatlar, ETS piyasasında işlem görecektir. Tahsisatlar devredilebilen, elektronik sistemde kaydi olarak ihraç edilen ve belirli bir süre boyunca bir ton karbondioksite eşdeğer sera gazı emisyon hakkı sağlayan ürünlerdir. Ayrıca, ETS kapsamında tahsisat yükümlülükleri, eşdeğer miktarda karbon kredisi ile denkleştirme yoluyla karşılanabilecektir. Başkanlık, karbon kredisi üreten ulusal bir karbon kredilendirme ve denkleştirme sistemi kuracaktır ve sisteminin uygulanmasına ilişkin esasları belirleyecektir.
4. İdari Para Cezaları
Kanun, sera gazı emisyon izni olmadan faaliyet gösterme veya gerekli miktarda tahsisatı ilgili süreler içerisinde teslim etmeme gibi yükümlülüklerin ihlalleri için farklı idari para cezaları öngörmektedir.
Kanun uyarınca, ETS’nin tamamen uygulanmaya başlanmadan önce, idari para cezalarının %80 oranında azaltılacağı bir pilot dönemi uygulaması öngörülmektedir. Pilot dönemi uygulamasının kapsamı, süresi ve esasları, ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınarak Karbon Piyasası Kurulu tarafından belirlenecektir.
5. Sonuç
2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılmasına dair eylemleri düzenleyen Kanun’un yasalaşması, şirketlerin uyum yükümlülükleri bakımından yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacaktır. Finansal işlemler, emisyon ticaret sistemi ve karbon piyasasının yanı sıra yeşil ve sürdürülebilir sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye kazandırılmasıyla yeniden şekillenecektir. Önemli olarak Kanun, Türkiye’yi Paris Anlaşması kapsamındaki uluslararası iklim taahhütlerine yaklaştırmakta ve AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile uyum sağlayarak küresel karbon piyasalarına entegrasyonunu artırmaktadır.
Paylaş
İlgili kişiler
Detaylı bilgi için bizimle irtibata geçebilirsiniz.



Yasal Bilgilendirme
Bu içerik sadece bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş içermemektedir. İçerikteki konulara ilişkin bir sorunuz olması halinde lütfen bizi arayınız. Tüm hakları saklıdır.
İlginizi Çekebilir
17 Şubat 2026
Anayasa Mahkemesi, Rekabet Kurulu’nun Yerinde İnceleme Yetkisini Teyit Etti
17 Şubat 2026 tarihli ve 33171 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) 6 Kasım 2025 tarihli ve E. 2023/174, K.…
17 Şubat 2026
Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi TBMM gündeminde: Dijital platformlar ve hak sahipleri açısından öne çıkan hususlar
Dijital Telif Hakları Kanun Teklifi (“Teklif”), Türkiye Büyük Millet Meclisi (“TBMM”) Başkanlığı’na 10 Aralık 2025 tarihinde……
11 Şubat 2026
Rekabet Kurulu’ndan Birleşme ve Devralma Düzenlemesi: Artan Ciro Eşikleri Ve Teknoloji Teşebbüslerine Yönelik Özel Düzenleme
Rekabet Kurumu tarafından 11 Şubat 2026 tarihli ve 33165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken…
6 Şubat 2026
Kenevir Yetiştiriciliği ve Kenevir Ürünlerine İlişkin Mevzuatta Gelişmeler
Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolüne Dair Yönetmelik ("Kenevir Yetiştiriciliği Yönetmeliği") ve Kenevirden Elde Edilen Ürünlere Dair…
30 Ocak 2026
Kişisel verilerin korunması hukukunda güncel gelişmeler
Yapay zekâ araçlarının günlük iş süreçlerine giderek daha yaygın şekilde entegre edilmesine paralel olarak, özellikle yapay zekâ bağlamında…
27 Ocak 2026
Rekabet Kurumu El Terminalleri Sektör İncelemesi Raporu Yayınlandı
Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından Aralık 2025 tarihli El Terminalleri ve Benzer Cihazlar Hakkında Yapılan Uygulamalara Yönelik Sektör…



