Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun önüne gelen konu, kanun yoluna başvuru süresinin mahkeme tarafından hüküm fıkrasında sehven hatalı gösterilmesi durumunda, hatalı gösterilen süre içerisinde kanun yoluna başvurunun mümkün olup olmadığına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve birtakım dosyaların kanun yolu süreçlerine ilişkin uygulama alanı bulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, kanun yolu sürelerine ilişkin birbirinden ayrışan düzenlemeler barındırmaktadır. Kurul, söz konusu farklı düzenlemelere dikkat çekerek, yeknesak olmayan kanun yolu süreleri nedeniyle mahkemelerin kanun yoluna başvuru süresi tayininde sehven hata yapabildiğini belirtmiştir. Mevzuat farklılığı ile mahkemelerin sehven sebep olduğu yanlış yönlendirmelerin, bireylerin mahkemeye erişim hakkını kısıtlamaması gerektiğini vurgulayan Kurul, aksi halde mahkeme kararına güvenerek kararda gösterilen süre içinde kanun yoluna başvuran tarafın hak kaybına uğrayacağını ve bunun kanun yolu kurumunun amacına uygun düşmeyeceğini ifade etmiştir.
Kurul ayrıca, hâkimin kanun yolu süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğünün kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle kanunda belirtilen süre içerisinde kanun yoluna başvurulmamasının, karşı taraf açısından usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceğini belirtmiştir.
Öte yandan içtihadı birleştirme kararında, mahkemelerin mevzuatta yer almayan bir kanun yolu süresi öngörmesi halinde, örneğin, miktar itibariyle kesin olan veya kanun yolu kapalı tutulan bir karara ilişkin olarak hatalı şekilde kanun yoluna başvuru hakkı tanımaları durumunda, yapılan başvuru sonucu kanun yolu incelemesi yapılmayacağının altı çizilmiştir.
Netice olarak; Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, hüküm fıkrasında hatalı olarak gösterilen kanun yoluna başvuru süresi içerisinde yapılan başvurunun incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Paylaş
İlgili kişiler
Detaylı bilgi için bizimle irtibata geçebilirsiniz.
Yasal Bilgilendirme
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; Hukuki görüş teşkil etmez. Mevzuat ve mevzuata ilişkin yorumlar zaman içinde değişebileceğinden, Türkiye’deki durumunuzla ilgili herhangi bir karar vermeden veya işlem yapmadan önce güncel hukuki durumu teyit etmeniz ve somut durumunuza uygun hukuki danışmanlık almanız önerilir. Tüm hakları saklıdır.
İlginizi Çekebilir
25 Eylül 2026
Sağlık mevzuatındaki son gelişmeler – Sayı 2026/2
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından 21 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan kılavuz değişikliği ile, bilimsel açıdan ek değer…
2 Eylül 2026
ACFE 2026 Report to the Nations: Türkiye’deki hukuk ve uyum profesyonelleri için değerlendirmeler
Şirket içi suistimaller, kısa sürede finansal bir kayıptan yönetim kurulu seviyesinde ele alınan bir kurumsal yönetim sorununa, düzenleyici…
31 Ağustos 2026
SPK’dan pay devirleri ve halka arzlara ilişkin önemli ilke kararları
Sermaye Piyasası Kurulu, 27, 28 ve 31 Ağustos 2026 tarihlerinde yayımladığı ilke kararlarıyla payları borsada işlem gören ortaklıklardaki…
14 Ağustos 2026
Siber Güvenlik Başkanlığı dijital alanda kilit yönetim yetkilerini devraldı
Türkiye’nin dijital alandaki düzenleyici yapısında önemli bir kurumsal yeniden yapılanma öngören 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde…
12 Ağustos 2026
GES ve RES YEKA 2026 ihaleleri
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yeni güneş enerjisi santralleri kurulmasına yönelik Güneş Enerjisine Dayalı…
6 Ağustos 2026
12. Yargı paketi ile gelen önemli değişiklikler
Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak adlandırılan 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik…

